3 Kasım 2009 Salı

visit Ortist

7 Mayıs 2009 Perşembe

ahhh ahh aşkkk

11 Mart 2009 Çarşamba

Yaşlanmak

Yaşlanmak,saçın ağarması ciltteki kırışıklıklar gözlerin bozulması dişlerin dökülmesi demek değildir sadece.yaşlanmak,size göre zamanın değişmesidir,her şey giderek hızlanmaya ama siz giderek yavaşlamaya başlarsınız,10 dk yürüyerek gidebildiğiniz bir yere 20 yıl sonra 30 dk da varamamışsanız yaşlanamaya başlamışsınız demektir.5 katlı bir apartmanın 5. katına asansörsüz ulaşamamaktır 10 kere mola vermeden.yaşlanmak zorlukların artmasıdır aynen çocukluğunuzdan sıyrılmaya başladığını an gibi,ama o zaman çevrenizde bir aile olgusu vardır ebeveynler vardır size yardıma hazırda bulunan,yaşlandığınızda ise şansıysanız ve saygılı yetiştirdiyseniz hayırlı evlatlarınızı ve rüşvete alıştırdığınız torunlarınızı bulursunuz yanınızda...
Yaşlanmak,ölümü daha yakınında hissetmeye başlamaktır bir yandan da,harcanmış olan her günü anmaya başlamak değerini anlamak,boşa geçmiş olan zaman için ah etmektir...
Yaşlanmak düşünmek için daha fazla zaman bulabilmek,tecrübereleri gözden geçirmek ermektir.

Eskiden insanların belli bir yaştan sonra kurtlarda olduğu gibi kapı dışarı edildiği bir göçebe kabile varmış kuzeyde...
Bu kabilenin güçlü kalabilmesi ve sürekli hareket halinde olduklarından kabilenin yavaşlamaması için yaparlarmış bunu...
Derken biri daha yaşlanmış kabilede ve onunda kapı dışarı edilmesi gerekiyormuş,
oğlu gerekli ritüeli yapmak üzere babasını ormana götürürken yaşlı adamın torunu, babasına "baba sen yaşlanınca bende mi seni ormana bırakacağım?" deyince,yaşlı adamın oğlu yapamamış bunu ve yaşlanan babasını saklamaya başlamış,kimse de farketmemiş bunu...
Günlerden bir gün kabile de bir hastalık baş göstermiş ama kimse bunu çözememiş,olay yaşlı adamın kulağına gitmiş.Oğluna, "müsade et ortaya çıkayım" demiş, "ben halledrim bunu.". oğlu karşı çıkmış, "ortaya çıkarsan seni sürerler" demiş,
yaşlı adam dinlememiş ortaya çıkmış ve dediği gibi halkını hastalıktan kurtarmış,kabile ileri gelenleri bu tedaviyi nereden bildiğini sorduklarında yaşlı adam gençliği sırasında kabilenin gene aynı hastalık içindeyken nasıl kurtarıldığını hatırladığını söylemiş.o gün den sonra hiç bir yaşlı ormana terkedilmemiş yaşlıların tecrübeleri her daim kullanılmış.
Siz de yolda yaşlı birini gördüğünüzde tecrübelerinden yararlanmaya bakın onlarla sohbet edin,anılarını paylaşın ve aslında ne kadar eğlenceli olabileceklerinin farkına varın...

10 Mart 2009 Salı

Anı yaşamak...

Aslında olmayan bir şeydir ben anı yaşıyorum demek,yarına dair umutsuzluk belirtir,
yol ortasında kocaman bir taş gören kişi birine bir şey olmasın diye onu kaldırıp bir kenara koyduğunda zaten geleceğe dair bir şeyleri değiştirmiş olur,bazen böyle küçücük bir iyilik bile geleceği tamamen değiştirir.ayrıca hayat içerisinde yapılan her şeyin bir sonucu vardır,iyilik et iyilik bul bundan gelir,özetle kimse anı yaşayamaz,geleceğini düşünmeden edemez...
anı yaşıyorum diyenerin büyük bir kısmı gazeteden burçları okur,kahve falına baktırır ve medyumalrın kapısını aşındırır,bu anı yaşamak değil gelecekten korkmaktır.
gelecekten korkmak ise kötü bir şey değildir insanın doğası gereğidir insan bilmediğinden korkar acabalarla yaşamını sürdüren insan anı yaşıyor sayılmaz ve herkeste bu acabalara sahiptir,hala anı yaşadığını savunan varsa neden oy vermeye gittiğini düşünsün, neden arkadaşlarıyla iyi geçinmeye çalıştığını düşünsün, neden yarına ne giyeceğini düşündüğünü düşünsün, neden aylık akbil kullandığını düşünsün ve neden para çekmek için ay başını iple çektiğini düşünsün...
aranızda hala ben anı yaşıyorum diyen kaldı mı?

dede korkut söylemiş:

Lapa lapa karlar yağsa yaza kalmaz, yapağılı yeşil çimen güze kalmaz. eski pamuk bez olmaz, eski düşman dost olmaz. kara koç ata kıymayınca yol alınmaz, kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez, er malına kıymayınca adı çıkmaz. kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra çekmez. oğul babanın yerine yetişenidir, iki gözünün biridir. devletli oğul olsa ocağının korudur...

19 Şubat 2009 Perşembe

Emolar,tikkyler ve ötikkyler...

Yahu topluma bak ne hale geldik.sadece biz değil Avrupa'da da bi yozlaşma var yok "tikky"miş yok "emo"ymuş ot yokmuş yok bokmuş moda neyse herkes onu yapcam derdinde,özentilik diz boyu bari adam gibi bir şeylere özenin, herkes ayrı bir mallık içinde yada içinde olma savaşında açın gözleriniz kara makyajlar seviyorum yerine "sefiyorum" demeler bir işe yaramaz,her değeri kötü kaka bok zannedip yitirdiniz haberiniz yok bari dilinizi koruyun yada sadece bu dünya için yaşayın yiyin için sevişin hayvandan kalan tek farkınız ayağınızdaki converseler olsun,bu arada yakında köpekler içinde converse yaparlarsa hiç farkınız kalmayacak onlardan haberiniz ola...

12 Şubat 2009 Perşembe

hayatt

zorda olsa dün gece kıçımı yırttım ama sevgilimin kalbini geri aldım,ama bundan sonra yırtık kıçlı bir sevgiliyle ne yapar orasını o bilir.
gene çok bi iş yok piyasalar ölüymüş ondanmış,5 sene önce de kriz vardı piyasalar ölüydü ama bu kadar çok lüks araba yoktu trafikte bu ne yaman bir çelişkidir orası ayrı...

11 Şubat 2009 Çarşamba

aslına bakılırsa hiç iyi bir gün değildi,sevgilimle tartıştım özele girip merak etmeyin lan :)
iş güç yok sap sap oturdum akşama kadar he yeniden linux damarım azdı...
blog hakkında sorduğum soru üzerine Güler : senden daha düzgün bişi beklemem zati ben
Erman:-Hade lan geyik adam

Komşu Kızı:-oh çok iyisin biraz daha aşağıyı ovarmısın?

Yer Verdiğim Bir İhtiyar:-Neden bu kadar bekledinki?..

İş Arkadaşım:-Manyaksın olm sen...

Ehliyet kursuna başladığımdaki ilk direksiyon hocam:-Sende babasının arabasını kaçıran tipi var...

Babam:-Bi türlü ciddi olmayı öğretemedik bu eşşoleşşeğe...

Annem:-Ya ya hala eşşek kadar oldu ama hala “yılışık” ve “dağınık”...

Otobüsteki bir hatun:-Allah neler yaratmış böyle...

Futbolda bir rakibim:Şeytan gibi adam ne zaman ne bok yiyeceği belli olmuyo.

Diğer bir rakibim:Olm tazı gibi koşmasana lan dibim düştü dur iki dakka yoksa koycam kafayı...

Attığımı düşünen biri:ya ya ne demezsin..

Atma huyumun olmadığını “iddia kaybederek” öğrendikten sonraki yorumu:Sen nerden biliyodun,demekki bizim bakkal çokonatları pahalı satıyo...

Kardeşim:-Abi sınıf arkadaşım senle çıkmak istiyo,ya 5 yaş onun için önemli değilmiş...

Diğer bir kankam:-Yok artık onamı takılacan olm bakmaz o sana...

Aynı kankam çıktığımla tanıştırırken:-”Ya aslında sana bişiler hissettiğini bana demişti ama ben bakmaz o sana demiştim nasıl tavladı seni?”

O sıradaki kız arkadaşım -o kız-: “O tavlamadıki ben teklif ettim”

Otobüste tanıştığım bir hatundan telefonunu istemem üzerine:-Ya olmaz benim çıktığım var...

3 Gün sonra aynı hatundan gelen mesaj:-Çıktığımdan ayrıldım,moralim bozuk buluşalımmı?...

Hasan:-Olm tamam video lu günlük yapacanda ben senin için sana ne söyleyebilirimki?

Israrım üzerine:Allah seni başımızdan eksik etmesin... Bunlar sadece şu anda aklıma gelenler...