7 Mayıs 2009 Perşembe
11 Mart 2009 Çarşamba
Yaşlanmak
Yaşlanmak,saçın ağarması ciltteki kırışıklıklar gözlerin bozulması dişlerin dökülmesi demek değildir sadece.yaşlanmak,size göre zamanın değişmesidir,her şey giderek hızlanmaya ama siz giderek yavaşlamaya başlarsınız,10 dk yürüyerek gidebildiğiniz bir yere 20 yıl sonra 30 dk da varamamışsanız yaşlanamaya başlamışsınız demektir.5 katlı bir apartmanın 5. katına asansörsüz ulaşamamaktır 10 kere mola vermeden.yaşlanmak zorlukların artmasıdır aynen çocukluğunuzdan sıyrılmaya başladığını an gibi,ama o zaman çevrenizde bir aile olgusu vardır ebeveynler vardır size yardıma hazırda bulunan,yaşlandığınızda ise şansıysanız ve saygılı yetiştirdiyseniz hayırlı evlatlarınızı ve rüşvete alıştırdığınız torunlarınızı bulursunuz yanınızda...
Yaşlanmak,ölümü daha yakınında hissetmeye başlamaktır bir yandan da,harcanmış olan her günü anmaya başlamak değerini anlamak,boşa geçmiş olan zaman için ah etmektir...Yaşlanmak düşünmek için daha fazla zaman bulabilmek,tecrübereleri gözden geçirmek ermektir.
Eskiden insanların belli bir yaştan sonra kurtlarda olduğu gibi kapı dışarı edildiği bir göçebe kabile varmış kuzeyde...
Bu kabilenin güçlü kalabilmesi ve sürekli hareket halinde olduklarından kabilenin yavaşlamaması için yaparlarmış bunu...
Derken biri daha yaşlanmış kabilede ve onunda kapı dışarı edilmesi gerekiyormuş,
oğlu gerekli ritüeli yapmak üzere babasını ormana götürürken yaşlı adamın torunu, babasına "baba sen yaşlanınca bende mi seni ormana bırakacağım?" deyince,yaşlı adamın oğlu yapamamış bunu ve yaşlanan babasını saklamaya başlamış,kimse de farketmemiş bunu...
Günlerden bir gün kabile de bir hastalık baş göstermiş ama kimse bunu çözememiş,olay yaşlı adamın kulağına gitmiş.Oğluna, "müsade et ortaya çıkayım" demiş, "ben halledrim bunu.". oğlu karşı çıkmış, "ortaya çıkarsan seni sürerler" demiş,
yaşlı adam dinlememiş ortaya çıkmış ve dediği gibi halkını hastalıktan kurtarmış,kabile ileri gelenleri bu tedaviyi nereden bildiğini sorduklarında yaşlı adam gençliği sırasında kabilenin gene aynı hastalık içindeyken nasıl kurtarıldığını hatırladığını söylemiş.o gün den sonra hiç bir yaşlı ormana terkedilmemiş yaşlıların tecrübeleri her daim kullanılmış.
Siz de yolda yaşlı birini gördüğünüzde tecrübelerinden yararlanmaya bakın onlarla sohbet edin,anılarını paylaşın ve aslında ne kadar eğlenceli olabileceklerinin farkına varın...
10 Mart 2009 Salı
Anı yaşamak...
Aslında olmayan bir şeydir ben anı yaşıyorum demek,yarına dair umutsuzluk belirtir,
yol ortasında kocaman bir taş gören kişi birine bir şey olmasın diye onu kaldırıp bir kenara koyduğunda zaten geleceğe dair bir şeyleri değiştirmiş olur,bazen böyle küçücük bir iyilik bile geleceği tamamen değiştirir.ayrıca hayat içerisinde yapılan her şeyin bir sonucu vardır,iyilik et iyilik bul bundan gelir,özetle kimse anı yaşayamaz,geleceğini düşünmeden edemez...
anı yaşıyorum diyenerin büyük bir kısmı gazeteden burçları okur,kahve falına baktırır ve medyumalrın kapısını aşındırır,bu anı yaşamak değil gelecekten korkmaktır.
gelecekten korkmak ise kötü bir şey değildir insanın doğası gereğidir insan bilmediğinden korkar acabalarla yaşamını sürdüren insan anı yaşıyor sayılmaz ve herkeste bu acabalara sahiptir,hala anı yaşadığını savunan varsa neden oy vermeye gittiğini düşünsün, neden arkadaşlarıyla iyi geçinmeye çalıştığını düşünsün, neden yarına ne giyeceğini düşündüğünü düşünsün, neden aylık akbil kullandığını düşünsün ve neden para çekmek için ay başını iple çektiğini düşünsün...
aranızda hala ben anı yaşıyorum diyen kaldı mı?
yol ortasında kocaman bir taş gören kişi birine bir şey olmasın diye onu kaldırıp bir kenara koyduğunda zaten geleceğe dair bir şeyleri değiştirmiş olur,bazen böyle küçücük bir iyilik bile geleceği tamamen değiştirir.ayrıca hayat içerisinde yapılan her şeyin bir sonucu vardır,iyilik et iyilik bul bundan gelir,özetle kimse anı yaşayamaz,geleceğini düşünmeden edemez...
anı yaşıyorum diyenerin büyük bir kısmı gazeteden burçları okur,kahve falına baktırır ve medyumalrın kapısını aşındırır,bu anı yaşamak değil gelecekten korkmaktır.
gelecekten korkmak ise kötü bir şey değildir insanın doğası gereğidir insan bilmediğinden korkar acabalarla yaşamını sürdüren insan anı yaşıyor sayılmaz ve herkeste bu acabalara sahiptir,hala anı yaşadığını savunan varsa neden oy vermeye gittiğini düşünsün, neden arkadaşlarıyla iyi geçinmeye çalıştığını düşünsün, neden yarına ne giyeceğini düşündüğünü düşünsün, neden aylık akbil kullandığını düşünsün ve neden para çekmek için ay başını iple çektiğini düşünsün...
aranızda hala ben anı yaşıyorum diyen kaldı mı?
dede korkut söylemiş:
Lapa lapa karlar yağsa yaza kalmaz, yapağılı yeşil çimen güze kalmaz. eski pamuk bez olmaz, eski düşman dost olmaz. kara koç ata kıymayınca yol alınmaz, kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez, er malına kıymayınca adı çıkmaz. kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra çekmez. oğul babanın yerine yetişenidir, iki gözünün biridir. devletli oğul olsa ocağının korudur...
19 Şubat 2009 Perşembe
Emolar,tikkyler ve ötikkyler...
Yahu topluma bak ne hale geldik.sadece biz değil Avrupa'da da bi yozlaşma var yok "tikky"miş yok "emo"ymuş ot yokmuş yok bokmuş moda neyse herkes onu yapcam derdinde,özentilik diz boyu bari adam gibi bir şeylere özenin, herkes ayrı bir mallık içinde yada içinde olma savaşında açın gözleriniz kara makyajlar seviyorum yerine "sefiyorum" demeler bir işe yaramaz,her değeri kötü kaka bok zannedip yitirdiniz haberiniz yok bari dilinizi koruyun yada sadece bu dünya için yaşayın yiyin için sevişin hayvandan kalan tek farkınız ayağınızdaki converseler olsun,bu arada yakında köpekler içinde converse yaparlarsa hiç farkınız kalmayacak onlardan haberiniz ola...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)